Sure hakkında
Sure At-Tariq, Kur’an’ın 86. suresidir. Adının çevrilmiş anlamı: “Târık”.
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Wassama-i wattariq
Göğe ve Tarık'a and olsun;
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Wama adraka ma attariq
Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
Annajmu aththaqib
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
In kullu nafsin lamma AAalayha hafith
Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ
Falyanthuri al-insanumimma khuliq
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ
Khuliqa min ma-in dafiq
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
Yakhruju min bayni assulbi wattara-ib
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ
Innahu AAala rajAAihi laqadir
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
Yawma tubla assara-ir
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
Fama lahu min quwwatin wala nasir
O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
Wassama-i thati arrajAA
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
Wal-ardi thati assadAA
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
Innahu laqawlun fasl
Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür.
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
Wama huwa bilhazl
O, eğlence için değildir.
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
Innahum yakeedoona kayda
Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.
وَأَكِيدُ كَيْدًا
Waakeedu kayda
Ben de bir düzen kurmaktayım.
فَمَهِّلِ ٱلْكَـٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
Famahhili alkafireena amhilhum ruwayda
Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.